Kartalkaya duruşması verilen aranın ardından tekrar başlarken, bu sefer savunmasını yapmak üzere sanık kürsüsüne Oteli sahibi Halit Ergül'ün damadı olan Otelin Genel Müdürü Emir Aras geldi.
Başsağlığı dileğinde bulunan Aras’a, mağdur aileleri tepki gösterdi. Salondan “Katil!” sesleri yükseldi, ortam gerildi. Bu sırada 8 evladını kaybeden acılı baba Yüksel Gültekin, Emir Aras'a ;"sırıtma, sırıtma" diye bağırdı. Gerginlik güvenlik güçlerinin müdahalesiyle engellendi ve mahkeme kaldığı yerden devam etti.
Sanık Emir Aras’ın bir kısmını ağlayarak bir kısmını ise ağlamaklı bir şekilde yaptığı uzun savunması şu şekilde;
“GENEL MÜDÜR SIFATIM, SİLAH RUHSATI ALMAK İÇİNDİ”
“Yaşananları düşünmediğim tek bir an bile olmadı. Evlendikten sonra şirkette çalışmaya başladım. Otellerin bilgi işlem ve tanıtım işlerini yapıyordum. Resmiyetteki ‘genel müdür’ sıfatım silah ruhsatı almak içindi. Fiilen genel müdürlük görevim yoktu. Otelde yarı zamanlı bulunuyordum."
“KİMSEYE RAPORU İPTAL EDELİM DEMEDİM”
16 Aralık günü, yani olaydan bir gün önce, Turizm Bakanlığı’ndan denetim geleceği söylendi. ‘Senin de bulunman iyi olur’ dendi. Ertesi gün Turizm Bakanlığı denetçilerine eşlik ettim. Evraklar istediler, bir kısmı muhasebeden getirildi. Denetçiler 16 katı da teker teker gezdi. Duman dedektörlerinden yangın çıkışlarına kadar her şeye baktılar. Kapalı hiçbir kapı bırakmadılar, personel odalarına kadar girdiler. Yangın tüplerini bile kontrol ettiler. Sonra ben 7. katta yanlarından ayrıldım.
Denetim yaklaşık 7 saat sürdü. Yemek yedikten sonra ayrılacaklardı. Bana engelli odasında bazı eksiklikler olduğunu söylediler. Ben de kayınpederime anlık olarak mesaj attım, ‘Duman dedektörüne bile baktılar’ diye. Ardından yemeğe geçtik. Denetçiler, ‘Eksiklikleri giderin ve bize bildirin’ dediler.
Saat 16.00 civarında Mehmet Sabun geldi. İtfaiye denetlemesi yapıldı ve bana eksikliklerin yer aldığı bir rapor verdiler. İlk kez böyle bir rapor gördüm. Eksiklikleri hızlıca giderelim diye not aldım. Sonra raporun fotoğrafını çekip Kadir Bey’in cep telefonuna gönderdim. Kimseye ‘Bu raporu iptal edelim’ demedim. Zaten raporda, eksikliklerin 15 gün içinde giderilmesi gerektiği yazıyordu.
Kadir Özdemir’e, ‘15 günde bunları nasıl yetiştireceğiz?’ diye sordum. O da denetimin yanlış yapıldığını, raporun bizim otel için değil Mudurnu için hazırlandığını söyledi. Ve raporu geri çekelim dedi. Ben de kayınpederim Halit Ergül’ü aradım. O da, ‘Zaten elimizde 2007 tarihli bir itfaiye raporu var. Eski bina, yeni mevzuata uymayabilir’ dedi. Bunun üzerine Kadir Bey’e, ‘Zaten raporumuz var, geri çekebiliriz’ dedim.

YANGIN GECESİNİ ANLATTI
Olay günü 7. katta, eşim ve kızımla birlikte kalıyorduk. Gece 03.32 civarında eşim, dışarıdan sesler geldiğini söyledi. O sırada telefonum çaldı, kimin aradığını gördüm ama açmadım. Koridora çıktım, duman vardı. Eşime, ‘Çocuğu al, yangın var!’ dedim. Telefondaki personel de ‘Yangın var!’ dedi.
Eşimin gelmesini beklerken bir otel misafiri aradı, ona da ‘Yangın var, çıkın’ dedim. Eşim geldi, ağzımızı burnumuzu kapatarak, ‘Yangın var!’ diye bağırarak aşağıya indik. Bir çocuk gördük, eşim onu da alarak dışarı çıktı.
Sonra ben tekrar içeri girdim ama dumandan fazla ilerleyemedim. Personele ‘Neden alarm çalışmadı?’ diye sordum. O da, ‘Bilmiyorum’ dedi ve ağlıyordu.”
SORUMLULUĞU ÜZERİNDEN ATMAYA ÇALIŞTI, SALON KARIŞTI
Duruşmaya verilen aranın ardından sanık Emir Aras savunmasına devam etti. Yangın anına ilişkin detayları anlatırken salonda tekrar gerilim yükseldi.
“ATLAMAYIN İİTFAİYE GELİYOR, DİYE SESLENDİM”
“Olay gecesi 03.37’de aşağıdaydım. O sırada jandarmayı aradım, ‘İtfaiye geliyor’ dediler. Yukarıdakilere ‘Atlamayın, itfaiye geliyor!’ diye seslendim. Ancak bir kişi atladı. Daha sonra baldızım Ceyda’nın bulunduğu odaya baktım, camı kırıktı. İçeri girmeye çalıştım ama başaramadım. Camdan elimi kestim.
Çatıya çıktım, çarşaflarla yardım etmeye çalıştım. Yan odadan geçen kişiler olduğunu söylediler ama başka odalarla iletişim kurulamadı. Oradaki herkesle birlikte elimden geleni yaptım.”
MAĞDUR YAKINI SİNİR KRİZ GEÇİRDİ
Bu sırada salonda bulunan mağdur yakını Gülizar Sarıtaş fenalaştı, sinir krizi geçirerek ağlamaya başladı. Sağlık ekipleri müdahale etti. Mahkeme Başkanı, “Gülizar Sarıtaş’ı dışarı alabiliriz” dedi. Ardından sanık savunmasına devam etti.
“JANDARMA KRİMİNAL İLE İÇERİ GİRDİM AMA GÖRÜNTÜLERİ ALMADILAR”
“İtfaiyeciler geldiğinde, pencere önündeki kişilere başka odalara geçip geçemediklerini sordum. Onlara binanın yapısını anlattım. Her gelen itfaiyeciye aynı bilgileri verdim. Bir saatten sonra elimden başka bir şey gelmedi. Sabah saatlerine doğru jandarma komutanına, ‘Kameraların yerini biliyorum, orası yanmadı’ dedim. Jandarma kriminal ile içeri girdim, yerini gösterdim ama görüntüler alınmadı. Bilerek ve isteyerek, olası kastla suç işlediğimi kabul etmiyorum.”
Bu sözler üzerine salondan yeniden tepki sesleri yükseldi.
Emir Aras sükunetin sağlanması sonrası savunmasına devam etti.
“Otelde sürekli kalmıyorum. Kimse bu olayın yaşanmasını istemezdi. Bu yüzden herkes sorumluluğu birbirine atıyor. Grand Kartal’da da Gazelle’de de bölümlerin planlamasını ben yaparım. Menü ve fiyatlara ben bakarım.”
“İTFAİYE SİZE EKSİKLİKLERİ BİLDİRDİ Mİ?”
Bu sırada araya giren Mahkeme Başkanı; “Daha önceki beyanınızda ‘Yukarı çıktım’ ifadeniz yok.” diye sanık Emir Aras'a soru sordu. Aras da :"Başkanım olması lazım, yoksa ekleyelim.” diye cevap verdi. Yine Mahkeme Başkanının “İtfaiye size eksiklikleri bildirdi mi?” sorusuna ise Emir Aras; “Evet, bildirildi.” diye cevap verince bu sefer de Mahkeme Başkanı: “İfadelerinizin birinde ‘bildirdiler’, birinde ‘bildirmediler’ diyorsunuz.” diyerek Emir Aras'ı uyardı.
Bunun üzerine ise Emir Aras; “Sonradan hatırladım. Kimseyi suçlamak için söylemiyorum. Ama herkes görevini biliyordu. Ben geldiğimden beri otelin bir sistemi vardı. Kadir Bey, Zeki Bey gibi isimler 20 yıldır burada çalışıyor.
Cemal Özer ve İdris bana geldiğinde eksiklikleri anlattılar. Zaten talimat almadan da gerekenleri yapmaları gerekirdi. Bazı tadilatlar yeni ürünle aynı fiyata denk geliyordu, o zaman sorup danıştıkları olmuştur ama hepsi de ‘Talimat sizden geldi’ dedi.
Eksikliklerin yanına ‘Yapalım’ diye not düştüm. Bu notu çekip Kadir Bey’e attım. ‘O ilgilenir’ dedim. Madem her iş benim talimatımla yapılıyordu, ben oraya ‘Yapalım’ diye yazmışım. Neden yapılmadı?
Gazelle Otel’de yangın paneli resepsiyonun oradadır. Kendim karar veremeyeceğim teknik konularda başkalarına sordum. Bana sadece bir kere yangın raporu alındığı söylendi. Ruhsat işinden anlamam, talimatım da olmadı.”
Sanık son olarak şunları söyledi:
“Yapısal değişiklikler kayınpederim Halit Ergül’e danışılmadan yapılamazdı. Turizm Bakanlığı’nın eksiklik bildirdiğini kayınpederimle konuşurken söyledim. Kadir Bey de bu işi çözeceğini, eksiklerin yanlış değerlendirildiğini ve raporun geri çekilebileceğini söyledi. Ben de durumu kayınpederime aktardım.” ifadelerini kullandı.
Emir Aras'ın savunmasını yaptığı bu dakikalarda salonda yine gerilim yaşandı.
“ŞİRKETTE KAYINPEDERİM NE DERSE O OLURDU”
Savunmasının devamında Sanık Emir Aras, Grand Kartal Otel ve Gazelle Otel arasındaki bağlantıya ve şirketteki yetki dağılımına ilişkin açıklamalarda bulundu.
“Burası, dediğim gibi, ortak şirketler. Grand Kartal’ın elektrik şefi Hüseyin Özer’di ama son iki senedir ilgilenmiyor. Elektrikçiler iki otele de destek veriyor. Hüseyin ayrıldıktan sonra Bayram tek kaldı.
Elif Aras ve Ceyda Hacıbekiroğlu İstanbul’da yaşıyorlar, sadece tatil için gelirler. Yönetim kurulunda her zaman yer almazlardı. Orada kayınpederim ne derse o olurdu. Burası bir aile şirketi. Kayınvalidem de şirket işlerine karışmazdı.”
Savunmasını bu sözlerle bitiren Emir Aras'a bu sefer Mahkeme Başkanı peş peşe sorular sormaya başladı. İkili arasındaki soru cevap şu şekilde gelişti:
Mahkeme Başkanı: Grand Kartal Otel’de yangın tatbikatı yapıldı mı, eğitim verildi mi?
Sanık Emir Aras: Bilmiyorum.
Mahkeme Başkanı: Grand Kartal Otel’de iş güvenliği uzmanı var mı?
Sanık Emir Aras: Şirkette olduğunu biliyorum.
Mahkeme Başkanı: Grand Kartal Otel’de yangın tüpleri ve alarm sistemi var mı?
Sanık Emir Aras: Vardır. Ancak yağmurlama (sprinkler) sistemi yoktu.
Mahkeme Başkanı: Yangın uyarı sistemi kapatıldı mı?
Sanık Emir Aras: Bilmiyorum.
Mahkeme Başkanı: Elektrik aksamında değişiklik yapıldı mı? Resepsiyon personeline yangın eğitimi verildi mi?
Sanık Emir Aras: Bilmiyorum.
Mahkeme Başkanı: LPG tesisatında değişiklik yapıldı mı?
Sanık Emir Aras: Bildiğim kadarıyla yapılmadı.
“BAŞSAĞLIĞI DİLEMESİNLER”
Sanık Emir Aras’ın avukatı konuşmasına başsağlığı dileyerek başlayınca, salonda tartışma çıktı. Mağdur yakınları, “Başsağlığı dilemesinler!” diyerek tepki gösterdi.
YÜKSEL GÜLTEKİN'DEN EMİR ARAS'A SERT TEPKİ
Mahkeme Başkanı: “Yangın tüpleri ve sistem çalışıyor muydu?” diye sorulduğunda, Kültür Bakanlığı denetiminde “çalışıyordu” demişsiniz.
Sanık Emir Aras: Evet, Turizm Bakanlığı denetledi. Herhangi bir arıza bildirmediler.
Yüksel Gültekin: “Bu arkadaşa üzüldüm. ‘Silah ruhsatı almak için genel müdür oldum’ deseydi, soru sormayacaktım. Ama bize masal anlattı. ‘Uzaktan kumanda gibi asistanıma bakıyorum’ dedi. O zaman neden elektrikçilerle ilgileniyor, her şeyle ilgileniyor ama iş güvenliği uzmanı olup olmadığını bilmiyor? Bu nasıl bir vicdan? Uzaktan bunları öğrenebiliyor musunuz?”
Sanık Emir Aras: Adisyonlar rapor olarak geliyor. Konuyla ilgili beni ararlarsa söylerim. Bana başka sorular sorulurdu. Ama ararlarsa cevap veririm.
Yüksel Gültekin: Sen bu şirketin genel müdürü müsün?
Sanık Emir Aras: Bir genel müdürlük pozisyonum yok. Burası aile şirketi. Ben olmadığımda Kadir Bey’e de sorulabilir.
Yüksel Gültekin: Biz canlarımızı yitirdik. Gözümüzün önünde iş güvenliği olmayan bir otel çalıştı. Bu sistemi kuran Halit Ergül mü, üç kuruş para kazanmak için mi kuruldu? Yoksa siz damat olarak geldikten sonra mı bu düzen böyle kuruldu? Sonuçta Halit Bey bir garsondu.
Sanık Emir Aras: Ben bilmem. Kamudan kimseyi de tanımam. Hiçbir yerde görev almadım. İş güvenliği uzmanının kim olduğunu da bilmiyorum.
Yüksel Gültekin: ETS firması hem Gazelle Otel’e hem Grand Kartal Otel’e müşteri getiriyor mu? Çalışıyor musunuz?
Sanık Emir Aras: Evet, çalışıyoruz.
Yüksel Gültekin: ETS sizin için önemli bir müşteri mi?
Sanık Emir Aras: Evet, önemli.
Yüksel Gültekin: ETS ne kadar müşteri getiriyor, yüzde kaç?
Sanık Emir Aras: Yüzde 20’yi geçmez ama acenteler arasında en çok müşteri ETS Tur getirir.
Yüksel Gültekin: Yangını öğrendiğinizde sizin aile fertlerinizin burnu bile kanamamış. Bizim çocuklarımız ölmüş. Otel çalışanlarının bile burnu kanamamış. Alt katta kalan çocuklar ölmüş. Bu bir tesadüf mü?
(Salonda alkış koptu.)
Sanık Emir Aras: Yangın farklı bir yerde çıktı. Biz de çıkamayabilirdik.
“ÖLENLERİN CANI, O EKSİKLİKLERDEN DAHA MI DEĞERSİZ?”
Duruşmanın ilerleyen dakikalarında mağdur avukat, sanık Emir Aras’ı soru yağmuruna tuttu. Salonda sık sık gerilim yükseldi.
Yüksel Gültekin: “Yangın raporundaki eksikliklerin giderilmesi ne kadar tutar? Bu tutar, hayatını kaybeden insanların canından daha mı değerliydi?”
Sanık Emir Aras: “Ben otel müdürü değilim. Turizm Bakanlığı tarafından denetlendik. Tasarruf yapma şansım yoktu.”
Yüksel Gültekin: “Turizm Bakanlığı yangına dair eksiklikleri tespit edemediyse, bu bakanlığın eksikliği midir yoksa kayınpederinizin bağlantısından mı kaynaklanıyor?”
Sanık Avukatı: “Bakanlık personeli yetersiz olabilir.”
Yüksel Gültekin:“Eğer yangını saat 03.30’da fark ettiğini söylüyorsa, benim müvekkilim aynı katta 03.15 gibi durumdan haberdar olmasına rağmen çıkamamış. O katta sizden başka kurtulan oldu mu?”
Sanık Emir Aras: “Bilmiyorum.”
Yüksel Gültekin:“Sanık panikle eşimle birlikte çıktım diyor. Sonra da çatıda yardım ettim diyor. Ancak mağdur ifadelerine göre eşiniz ayakkabılarını dahi unutmadan çıkmış.”
Sanık Emir Aras: “Saat 03.36’da çıkmış olabilirim. O sırada çıkıp çıkamayacağımı düşünüyordum. Ayakkabıları giyip çıkmadık, eşofmanla çıktık.”
Yüksel Gültekin: “Yangın sırasında araba çekmeye çalışan personel vardı. Bu talimatı Emir Aras mı verdi?”
Sanık Emir Aras: “Ben kimseye ‘araba çekin’ diye bir talimat vermedim. O görüntüleri televizyonda gördüm.”
Yüksel Gültekin:“ Yangın sırasında herkes can derdindeyken, otoparktaki araçların çıkartılması, garajın açılması yangını hızlandırmış. Bu talimatı kim verdi?”
Sanık Emir Aras: “Böyle bir talimat vermedim.”
Yüksel Gültekin:“ Kendi aracınız çıkarıldı mı?”
Sanık Emir Aras: “Evet, çıkarmışlar.”
Yüksel Gültekin: “Hiç kimsenin karar vermediği bir otelde, hasılat nasıl paylaşılıyor? Siz para alıyor musunuz?”
Sanık Emir Aras: “Hasılatın nasıl paylaşıldığını bilmiyorum. Ben sadece maaş alıyorum.”Mağdur Avukat:
Yüksel Gültekin: Mehmet Nuri Ersoy’u tanır mısınız? Otele geldi mi?
Sanık Emir Aras: Şahsen tanımam. Otele de gelmedi. Bakan olarak bilirim.
Yüksel Gültekin: Ahmet Demir, yangın raporunu kafasına göre mi iptal etti?
Sanık Emir Aras: Ahmet Demir’e iptal talimatı vermedim.
Yüksel Gültekin: Altıncı kattan kimseyi kurtarmak aklınıza gelmedi mi? Sadece kendi ailenizi mi düşündünüz?
Sanık Emir Aras: Ailem zaten çıkmıştı.
Yüksel Gültekin: Aile fertleriniz otelin hangi tarafında kalıyordu?
Sanık Emir Aras: Farklı yerlerde. 6. katta kayınvalidem ve baldızım kalıyordu. Her biri farklı odalardaydı.
Yüksel Gültekin: Odaları yangın ihtimaline göre, çıkışı kolay yerlerden mi seçtiniz? Sonuçta mutfaktan uzaktalar.
Sanık Emir Aras: Oda seçimini biz yapmadık. Sürekli aynı odada kalıyoruz.
Yüksel Gültekin: Sanıklar yangın sırasında yangın merdivenlerine yönelmedi. Merdivenler güvensiz olduğu için mi?
Sanık Emir Aras: Hayır.
Duruşmanın devamında Yüksel Gültekin, sanık Emir Aras’a çarpıcı sorular yöneltti. Emir Aras çoğu soruya kısa ve sınırlı cevaplar verirken, mahkeme başkanı duruşmaya 10 dakika kısa bir ara verdi.
Mahkeme salonunda Yüksel Gültekin, sanık Emir Aras’a art arda sert sorular yöneltti. Aras, birçok soruya kaçamak veya yetersiz cevaplar verdi. İşte o çarpıcı anlar:
Yüksel Gültekin: Eşiniz yangın güvenliği olmadığını bilse yine de o otelde kalır mıydı?
Sanık Emir Aras: Yangın riski olduğunu düşünmüyorum.
Yüksel Gültekin: Bu bir aile şirketi olmasaydı ve siz genel müdür olsaydınız, sorumlu olur muydunuz?
Sanık Emir Aras: Ben hiçbir yetkim yok demedim.
Yüksel Gültekin: Aile şirketinin sefasını onlar sürüyor, cefasını aileler çekiyor. 21 Ocak’a kadar neden eksiklikleri düzeltmediniz?
Sanık Emir Aras: Ben yapılmasını söyledim, yapmamışlar.
Yüksel Gültekin: Yangın günü yan otelde eşiniz, kayınvalideniz ve baldızınız çantalarıyla birlikteymiş, onlara meyve servisi bile yapılmış.
Sanık Emir Aras: Haberim yok.
Yüksel Gültekin: Otelden atlayan oldu mu?
Sanık Emir Aras: 12. kattan atlayan olmuş.
Yüksel Gültekin: Bu yangın neden çıktı ve neden büyüdü?
Sanık Emir Aras: Okuduğum raporlara göre konuşuyorum: Grill açık bırakılmış, termostat kapanmamış ve yağlı bırakıldığı için alev almış. Alevler çöp kutusuna sıçramış ve yangın kontrol edilemez hale gelmiş.
Yüksel Gültekin: Sizce kim kusurlu?
Sanık Emir Aras: Onu mahkeme belirleyecek.
Yüksel Gültekin: Yangınla ilgili yapılmasını istediğiniz şeylerin takibini neden yapmadınız?
Sanık Emir Aras: Ben böyle bir risk hissetmedim.
Yüksel Gültekin: Kral dairesinde kalan misafir yangından çıktı mı?
Sanık Emir Aras: Kim kaldığını bilmiyorum.
Yüksel Gültekin: Kim vazifesini eksik yaptı?
Sanık Emir Aras: Burada birden fazla kusur var. Mahkeme belirleyecek.
Yüksel Gültekin: Yedi yıl önce Gazelle Otel’de yangın çıktı mı?
Sanık Emir Aras: Bilmiyorum. Çıktıysa da haberim yok.
Yüksel Gültekin: 2019 yılında yangın çıktığı ve olayın kapatıldığı bilgisi var. Müzekkere yazılmasını talep ediyorum. Ayrıca eşiniz ve Ceyda Hanım’ın kaldığı odalar boş zamanlarda ne olarak kullanılıyordu?
Sanık Emir Aras: O odalarda numara yok, personel odası olarak geçiyor.
Yüksel Gültekin: Cemal Özer ve Ahmet Demir’in ifadesinde sizin “başımıza iş açtınız” dediğiniz belirtilmiş. Bu doğru mu?
Sanık Emir Aras: Hayır, öyle bir şey demedim.
Sanık Avukatı: Aşçı Reşat Usta mutfaktaki eksiklikleri bildiren bir mail attı mı?
Sanık Emir Aras: Maili muhasebeye atar. Sonra bana gelir, ben de kayınpederime götürürüm. O da ne kadar alınacağını söyler.



















