Halit Ergül savunmasında neler söyledi?

Halit Ergül savunmasında neler söyledi? Halit Ergül savunmasında neler söyledi?
A- A+

Kartalkaya’da bulunan Grand Kartal Otel’de meydana gelen ve 78 kişinin yaşamını yitirdiği yangına ilişkin davanın dördüncü gününde dinlenen otelin sahibi Halit Ergül, oteldeki sorumlulukların büyük bir kısmının muhasebe müdürü Kadir Özdemir'de olduğu iddiasında bulunarak, "Bizim işlerimiz ile Kadir Özdemir ilgileniyordu. Ben Kadir Özdemir’e işe rahat gidip gelsin diye 4x4 araba bile aldım. Burada personelimizin çoğu ‘aman bana sıçramasın’ diye düşünerek ‘ben Gazelle’de çalışıyordum, sigortam orada yatıyordu’ diyenler, ‘imza bana ait değil’ dedi.

Tutuklu sanık Ergül, olay gününü şöyle anlattı: “Haberi alır almaz yola çıktım. Yolda 112’yi aradım. Otele vardığımda her yanı alevler sarmıştı, felaket haldeydi. Otele vardığımda peş peşe itfaiyeler geliyordu. Giremezsiniz denildi bana, zaten girilecek gibi de değildi. Otelin ön taraflarında serseri mayın gibi dolanırken kepçeci geldi. İtfaiyeni yanaşacağı yerde misafir araçları vardı, orada pahalı araçlar vardı, ben de ‘tereddüt etme’ dedim. Onları alıp alıp itfaiyelere yol açtık.

Daha sonra Emir’i gördüm. Üstü başı is içindeydi. Zeki’yi gördüm, kayak hocalarını gördüm orada uğraşıyorlardı. Saat ilerleyince vefat edenler çoğalınca iyice gittik, kafa da kalmadı zaten.

"Ben Kadir Özdemir’e işe rahat gidip gelsin diye 4x4 araba bile aldım"

Bana sorduklarında yangının çıkış nedenini mutfaktan olabileceğini tahmin etmiştim ki öylede çıktı. Kesin suçlamak istemiyorum ama orada 300 personelden sadece birinin hatasının sonucunu bugün burada hepimiz çekiyoruz. AYGAZ’ın denetim yapması gerekiyormuş ama denetim yapılmamış. Bizim bu işlerimiz ile Kadir Özdemir ilgileniyordu. Ben Kadir Özdemir’e işe rahat gidip gelsin diye 4x4 araba bile aldım. Burada personelimizin çoğu ‘aman bana sıçramasın’ diye düşünerek ‘ben Gazelle’de çalışıyordum, sigortam orada yatıyordu’ diyenler, ‘imza bana ait değil’ dedi. Ben ara ara Kartalkaya’ya giderim. Kime sorsak ‘eğitim almadık’ diyor. Hatta Bali’li bir çalışanımız ‘iki yıl önce aldık eğitim’ diyor. Şimdi burada eğitim almadık diyorlar.

Turizm Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı tarafından zaten denetleniyoruz. Sigorta ekspertleri denetliyor. Ben kendimi güvencede hissediyordum. Böyle hissetmesem misafirlerimi konaklatmam. Hani ‘insan değilsin’ diyorlar ya. Ben insan değilsem eşimi, çocuğumu, torunumu orada konaklatır mıyım?”

Sanık Ergül’ün yangında tüm çocuklarını, gelinini ve torunlarını kaybeden Gültekin’e “Kükrüyor” demesi üzerine gerginlik yaşandı

Sanık Ergül’ün yangında üç çocuğunu ve torunlarını kaybeden Yüksel Gültekin’e yönelik “Sık sık 12’nci kat gündeme geliyor. Hatta ilk kükremesinde Yüksel Bey…” şeklinde konuşması üzerine duruşmayı izleyenler tepki gösterdi. Mahkeme Başkanı bunun üzerine sanık Ergül’ü uyardı.

"Kadir Özdemir muhasebe müdürüdür ama baya yetkilidir"

Ardından savunmaya devam edildi:

“Emir Aras bana sormadan bir şey yapmaz. Kadir Özdemir muhasebe müdürüdür ama baya yetkilidir. Bana sormadan pek çok şeyi alabilir. Zeki Yılmaz müdürdür ama çok yetkisi yoktur. Genelde rezervasyonlara bakar, gelenlere oteli gezdirir. Resepsiyon personeline yangın eğitimi verilmediğini burada öğrendim. Kadir Bey’e veririm ben e devlet şifremi, o ilgilenir pek çok şey ile zaten. LPG tesisatında bir değişim olduğunu bilmiyorum, olsa Hüseyin Bey bilirdi. Mutfağın sorumluluğunun tamamı Reşat Bey’e aittir. Otelde yangına müdahale ekibi kurulup kurulmadığına dair burada öğrendim. Yangın tatbikatı yapılmadığını da burada öğrendim. Otelde iş güvenliği uzmanı yokmuş, onu da burada öğrendim. İrfan Acar’ın eksiklikleri tespit ettiğine dair bilgim vardı, eksiklikleri Emir saydı banı 7-8 kalem bir şey okudu. Emir bana ‘Kadir yanlış müracaat etmiş, bunu düzeltebilirmiş ama yapabildiğimizi yine yapalım’ dedim.

"Kadir Özdemir’in Emir’e göre ödeme yetkisi bile var"

Emir Aras’ın otelde genelde bilgisayar işlerini, fiyatlanmaları, kampanyaları, piyasa araştırmalarını yapar. Kadir Özdemir’in Emir’e göre ödeme yetkisi bile var. Kaçıyor şu an ‘Ben Gazelle Otel personeliyim’ diyerek ama mutlaka ortaya çıkacaktır. O şunları şunları ödeyelim der, sonra öder geçer. Yangın güvenliğini teknik ve Zeki Yılmaz yapardı şeklindeki ifadesi ancak Kadir’in onlara ‘siz sorumlusunuz bunlardan’ demesi gerekir. Ben bir şey alınmasın, gerek yok’ gibi bir cümle de söylemedim.

Grill plate, benmarin gibi şeylerde yani mutfakla alakalı her şeyde Reşat Bey sorumludur sonuçta mutfakta en üstte o var. Ahmet Demir de Gazelle’nin genel müdürü, Grand Kartal ile alakası yoktur. Hatta Ahmet Demir’i hapishanede görünce şaşırdım ‘burada ne işi var’ dedim.

"Eşim hiçbir şeye karışmazdı"

Eşim hiçbir şeye karışmazdı. O genelde İstanbul’da dururdu. Çocuklara, torunlara yardımcı olmak için orada dururdu. Marmaris’te ‘Maris Otel’ vardı. O rahmetli kayınpederimindi. Onu satmıştı ve çocuklarına pay etmişti. Kızlarıma ve eşime gelen paranın kaynağı soruldu hep, o da bu. Elif ve Ceyda’ya huzur hakkı veriliyordu. Hiçbir yetkileri yoktu, genel olarak kendim karar verip kendim yapardım. Geçen sene vermeye başladık huzur hakkını. Yeminli müşavirin kontrolünde ödenmesi gereken paralar ödenirdi.

Kültür Bakanlığı hemen hemen her yıl denetime gelirdi. Bu senekine Emir eşlik etti. Zeki Bey ile devam etmişler incelemeye sonra. Yangın ikaz butonlarının çalışıp çalışmadığına teknik bakmak zorunda. Bana eğitim talebi gelseydi bunu reddetmezdim. Bana yöneticilerden böyle bir talep gelmedi. Benim de böyle bir talebim olmadı. Ben Gazelle’de de burada da iş sağlığı ve güvenliği uzmanının eğitim verip vermediğini burada öğrendim.”

İfadesini reddetti: Avukatım ne söylediyse onu dedim

“Otelimizde sezon yeni başladığı için iş sağlığı ve güvenliği uzmanının sözleşmesini yenileyememiştik. Bunun sorumlusu muhasebe müdürüdür” şeklindeki jandarma ifadesi sorulan sanık Ergül, “O sırada avukatım ne söylediyse onu demiştim. Kabul etmiyorum. Bilgim yok bu konu hakkında” dedi.

Ergül’ün savunmasının ardından avukatının savunmasına geçildi:

“İddianame eksikliklerle doludur. Eksiklikler olduğu için de hatalarla doludur. 12’nci katta kral dairesi olduğuna ilişkin sosyal medyada ve basında yer alan iddialar ne yazık ki iddianamede de yer almıştır. Bu daire müvekkilim göreve gelmeden önce de vardır. Türkiye için travmatik ve trajik bir olay yaşandı. Bu yüzden gerçek sorumluların ortaya çıkması için daha detaylı inceleme yapılması gerekir. Müvekkilim profesyonel, etrafında sevilen sayılan, turizme katkısı olan biri. Zaten Turizm Bakanlığı denetlemiş, Çalışma Bakanlığı denetlemiş arkasından itfaiye denetlemiş. Burada herhangi bir yönetim kurulu başkanına suç isnat edilmesi kabul edilir değil. Sadece sıfatından dolayı ceza verilirse bu ceza hukukuna sığmaz.

Buradaki yangın 6 dakikadan sonra insanın söndürebileceği niteliği geçmiş bir yangın. Mutfakta ilk yangını görenlerde çok yavaş yürüyenler de vardır. Tüm belgeler ve deliller kamuya açılmalı, yargılama aceleye getirilmeden yapılmalı.”

Ergül’ün sorgusu devam ederken yangında oğlunu ve torunlarını kaybeden Gülizar Sarıtaş fenalaştı. Sarıtaş’a sağlık ekipleri müdahale etti. Sarıtaş detaylı müdahale için sağlık ekiplerince dışarı çıkartıldı. 
Sanık Halit Ergül’ün savunması boyunca sorumluluğu personele ve dış firmalara yüklediği görüldü.

ÇAPRAZ SORGUDA NELER SÖYLEDİ

Sanık Halit Ergül’ün çapraz sorgusunda dikkat çeken ifadeler

Mahkeme Başkanı: LPG tesisatı Show alanına ne zaman döşendi?
Sanık Halit Ergül: Kayınpederim zamanında yapılmıştı.

Mahkeme Başkanı: LPG gaz bağlantı borularında herhangi bir değişiklik yapıldı mı?
Sanık Halit Ergül: Bilmiyorum, olsa Hüseyin Özer’in haberi olurdu.

Mahkeme Başkanı: Show alanının denetimi kimdeydi?
Sanık Halit Ergül: Tamamı aşçıbaşı Reşat Bölük’ün sorumluluğundaydı. Hem mutfak içi hem açık büfe. Burada verdiği ifadede, “12.00’de açarım, 04.00’te kapatırım” dedi. Ancak otelde kahvaltı servisi 07.00’de başlıyor. Hatta 06.00’da açması gerekir.

Mahkeme Başkanı: Otelde yangına müdahale ekibi kurulmuş muydu?
Sanık Halit Ergül: Burada öğrendim, daha önce haberim yoktu.

Mahkeme Başkanı: Yangın eğitimi verildi mi?
Sanık Halit Ergül: Verilmediğini burada öğrendim.

Mahkeme Başkanı: Otelde yangın tüpleri var mıydı?
Sanık Halit Ergül: Her katta dolap vardı, içinde tüp ve hortum bulunuyordu.

Mahkeme Başkanı: Sprinkler sistemi var mıydı?
Sanık Halit Ergül: Yoktu. Zorunlu olduğunu da bilmiyorduk. Zorunlu olsaydı Turizm Bakanlığı denetiminde söylenirdi, yaptırmamız istenirdi. Yaptırmazsak otel kapatılırdı.

Mahkeme Başkanı: Otelde iş güvenliği uzmanı bulunuyor muydu?
Sanık Halit Ergül: Olmadığını burada öğrendim.

Mahkeme Başkanı: İtfaiye eri İrfan Acar’ın tespit ettiği eksiklikler sana iletildi mi?
Sanık Halit Ergül: Emir Aras bana bazı eksiklikleri okudu, yedi-sekiz kalem kadar. “Kadir yanlış başvuru yapmış, eksikler var, geri çekebiliriz” dedi. Ben de “Yasalsa geri çek” dedim. Emir, bazılarını da “yapalım” diye işaretlediğini söyledi.

Mahkeme Başkanı: Emir Aras’ın tek başına bu eksiklikleri düzeltme yetkisi var mıydı?
Sanık Halit Ergül: Hayır. Bana mutlaka sorar, habersiz hiçbir şey yapmaz.

Mahkeme Başkanı: Kadir Özdemir ve Cemal Özdemir’in tek başına işlem yapma yetkisi var mıydı?
Sanık Halit Ergül: Bizden onay alarak yapabilirlerdi.

Mahkeme Başkanı: Mutfak personeline yangın eğitimi verildi mi?
Sanık Halit Ergül: Reşat Bey’in kendi ekibine vermiş olabileceğini düşünüyorum.

Mahkeme Başkanı: Kadir Özdemir, “İş güvenliği uzmanı yoktu, Halit Ergül’e söyledim, ‘gerek yok’ dedi” şeklinde ifade verdi. Ne diyorsun?
Sanık Halit Ergül: Kesinlikle gerek yok demedim. Buradaki ifadelerin hepsi çelişkili.

Mahkeme Başkanı: Mutfakta kullanılan tüm cihazlardan kim sorumluydu?
Sanık Halit Ergül: Reşat Bölük sorumludur. Grill plate, sıcak-soğuk bölümler dahil her şeyden o sorumlu. Biz sadece Reşat’ı tanırız, bulaşıkçıyı ya da diğer çalışanları tanımayız.

Mahkeme Başkanı: Oteldeki bazı belgelerde imzaların kendilerine ait olmadığını söyleyen personel var.
Sanık Halit Ergül: İmzaları şimdi reddediyorlar ama “ben attım” diyorlardı. Kriminal inceleme sonucu kimin attığı ortaya çıkacaktır.

Halit Ergül’ün sorgusu boyunca pek çok soruya “bilgim yok”, “burada öğrendim” şeklinde yanıt vermesi dikkat çekerken, sorumluluğu çoğunlukla personel ve teknik ekibe yükledi. Mahkeme heyeti ise yönetsel sorumluluğu sorgulamaya devam ediyor.

“Evrak Girişiminden de 
Butonlardan da Haberim Yok”

Mahkeme Başkanı: Ahmet Demir’in, belediyeye bu evrakın iptaline ilişkin girişimde bulunduğunu, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener ve İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun ile görüştüğünü biliyor muydunuz?

Sanık Halit Ergül: Hayır, Kenan Coşkun adını da, Sedat Gülener adını da ilk kez burada duydum.

Mahkeme Başkanı: Eşinizin oteldeki görevi neydi?

Sanık Halit Ergül: Eşim burada durmazdı, İstanbul’da kalırdı. İstanbul’da kızlara ve torunlara yardımcı olurdu.

Mahkeme Başkanı: Otelde duman dedektörü var mıydı?

Sanık Halit Ergül: Vardı.

Mahkeme Başkanı: Önceki ifadenizde, “devreye girdi” demişsiniz.

Sanık Halit Ergül: Öyle duydum.

Mahkeme Başkanı: Yangın ikaz butonlarından kim sorumluydu?

Sanık Halit Ergül: Teknik personel bakmak zorunda. Butonların çalışıp çalışmadığını onlar kontrol ederdi.

Mahkeme Başkanı: Elif Aras ve Ceyda’ya huzur hakkı veriliyor muydu?

Sanık Halit Ergül: Evet.

Mahkeme Başkanı: Herhangi bir yetkileri var mıydı?

Sanık Halit Ergül: Hayır, ben karar verip uygulardım. Onlar sadece tatillerde gelirlerdi.

Mahkeme Başkanı: Huzur hakkı ne kadar veriliyordu ve kaç yılda bir ödeniyordu?

Sanık Halit Ergül: Geçen sene ödemeye başladık. Ondan önce de yeminli mali müşavir, herkese payı oranında ödeme yapılması gerektiğini söyledi. Yasal olarak veriliyordu. Onlara da destek olurduk; hem eşim hem çocuklar hem de ben ayrıca katkı sağlardım.

Mahkeme Başkanı: Yangın çıktığında personele ya da misafirlere, “Yangını içeride halledelim, dışarıya bilgi vermeyin” şeklinde bir talimat verildi mi?

Sanık Halit Ergül: Bilmiyorum, sanmıyorum öyle bir şey dendiğini. Zeki ve Ahmet, 40 yıldır birlikte çalıştığım arkadaşlarım.

Mahkeme Başkanı: Kültür Bakanlığı oteli kaç yılda bir denetime alırdı?

Sanık Halit Ergül: Her yıl gelirdi.

Mahkeme Başkanı: Denetimlere Zeki Yıldırım eşlik eder miydi?

Sanık Halit Ergül: Evet.

Mahkeme Başkanı: “Emir Aras da katılsın” dediniz mi?

Sanık Halit Ergül: Bu sene katılmasını ben söyledim.

Mahkeme Başkanı: Turizm denetçilerini otele Ahmet Demir mi getirirdi?

Sanık Halit Ergül: Evet, sadece şoförlük yapardı.

Mahkeme Başkanı: Ahmet Demir, Turizm Bakanlığı’ndan gelen denetçilerle birlikte oteli gezdi mi?

Sanık Halit Ergül: Sanmıyorum, sadece araç kullandı.

Mahkeme Başkanı: Yangın butonları ile ilgili test ya da kontrol yaptınız mı?

Sanık Halit Ergül: Hayır, ben test etmedim. Hüseyin Özer çalışıyor demişti, ona güvendim.

Mahkeme Başkanı: Resepsiyon bölümünde yangın ikaz butonu var mıydı?

Sanık Halit Ergül: Resepsiyonun olduğu yerde yoktu. İfadesinde lobiye doğru gittiğini söylüyor. Lobide iki kapı arasında bir buton olduğunu biliyorum.

Sanık Halit Ergül’ün çapraz sorgusunda, oteldeki birçok kritik unsur hakkında “ilk kez burada duydum” ve “bilmiyorum” yanıtlarını vermesi dikkat çekti. Yangın güvenliği gibi hayati konularda sorumluluğu alt kademelere yüklemesi mağdur avukatların ve salondakilerin tepkisini çekti.

"Eğitimi de İSG'yi de muhasebe ayarlayacaktı"

Duruşma Savcısı:: LPG projesinin daha önce kayınpederiniz tarafından yapıldığını, Metin Tesisat tarafından tesis edildiğini söylediniz.

Sanık Halit Ergül: Evet, 2005 yılında yapılmış.

Duruşma Savcısı: Sonradan herhangi bir değişiklik yapıldı mı?

Sanık Halit Ergül: Ben 2007’de devraldım. 2007’den sonra herhangi bir değişiklik yapılmadı, ilk yapıldığı haliyle duruyordu.

Duruşma Savcısı: Resepsiyon çalışanları yangın eğitimi almadıklarını söylüyor. Bu konuda sorumlu müdür kimdir?

Sanık Halit Ergül: O eğitimi yaptıracak kişi Kadir Özdemir’dir.

Duruşma Savcısı: Kadir Özdemir resepsiyon görevlisi mi?

Sanık Halit Ergül: Hayır, ama iş güvenliği uzmanını o ayarlamalıydı.

Duruşma Savcısı: Resepsiyonun bir müdürü var: Zeki Yıldırım. Ona ya da Kadir Özdemir’e, yangın eğitimi verilsin diye bir talebiniz oldu mu?

Sanık Halit Ergül: Olmadı. Ben her şeyin rutin şekilde yapıldığını zannediyordum.

Duruşma Savcısı: Peki Kadir Özdemir ya da Zeki Yıldırım size böyle bir taleple geldiler mi?

Sanık Halit Ergül: Hayır, gelmediler. Gelseydiler, hemen yapın derdim. Gazelle’de saatlik ücretle çalışanlara bile eğitim verdiriyordum. Onlara verdiriyorsam, Grand Kartal’dakilere haydi haydi verdirirdim.

Duruşma Savcısı: İş güvenliği uzmanı talebiniz oldu mu?

Sanık Halit Ergül: Hayır, olmadı.

Mahkeme Başkanı:: Önceki ifadenizde “Otelimizde sezon yeni başladığı için henüz iş güvenliği sözleşmesi yenilenememişti. Bu durumun sorumlusu muhasebe müdürüdür” demişsiniz.

Sanık Halit Ergül: O ifadeyi verirken avukatım öyle yönlendirdi. Onun söylediğini yazdım.

Mahkeme Başkanı: Aşçıbaşı Reşat Bölük, eksik malzemelerle ilgili liste verdiğini ama alınmadığını söylüyor.

Sanık Halit Ergül: Bazılarını kabul ederdik, bazılarını etmezdik. Yaklaşık %30’unu almazdık çünkü bunlar risk teşkil eden şeyler değil, sadece eskimiş olurdu. Ancak ihtiyaç varsa yenilenirdi.

Sanık Halit Ergül’ün çapraz sorgusunda, sorumluluğu alt kadrolara yüklemesi dikkat çekerken, “bana gelselerdi yapardım” ifadesi mağdur yakınlarının tepkisini çekti.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Manşet haberler