Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu, Eldivan-Elmadağ tektonik kamasının hareket etmesi durumunda 7 büyüklüğünde bir deprem yaratabileceğini ifade ederek, "Hemen aklıma Demetevler geliyor. Çünkü herhangi bir çalışmaya gerek kalmadan oradaki yapı stokunun çok zayıf olduğunu biliyoruz." açıklamasını yaptı.
Bir deprem ülkesi olan Türkiye, hala 6 Şubat depreminin psikolojik hasarını ve bölgedeki yıkıntılarını temizleyemedi. Kütahya'da, Balıkesir'de, Bursa'da ve İstanbul çevrelerinde olan depremler ile sürekli bir şekilde diken üzerinde olan vatandaşlara bir kara haber de Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu'dan geldi.
GÖZLER İSTANBUL'A ÇEVRİLMİŞKEN FELAKET SENARYOSU ANKARA'DA ÇIKTI
Büyük deprem konusunda gözler İstanbul'a çevrilmişken Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu tüm dikkatleri Ankara'ya çevirdi. Ankara’nın depremsellik açısından güvenli sanıldığını ancak şehir merkezine yakın üç diri fay bulunduğunu aktaran Seyitoğlu, bunların; Eldivan-Elmadağ Tektonik Kaması, Abdüsselam Tektonik Kaması ve Beypazarı Kör Bindirme Zonu olduğunu açıkladı. Seyitoğlu, bu fayların Kuzey Anadolu Fayı, Eskişehir Fayı ve Kırıkkale-Erbaa Fayı’na da çok yakın olduğuna dikkat çekti.
"7 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM YARATABİLİR"
Seyitoğlu, özellikle Eldivan-Elmadağ tektonik kamasında olası bir kırılmanın 6,5-7 büyüklüğünde deprem yaratabileceğini aktardı. Bölgedeki sıkışmanın yılda 12,5 mm olduğunu belirten Seyitoğlu, “Ankara çevresinde büyük bir deprem olacaksa bunun üzerinde olacağını düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
"BAĞLICA FAYI İLE İLİŞKİLİ OLABİLİR"
Seyitoğlu, Ankara merkezine yakın depremlere dikkat çekti. 30 Nisan 2010 tarihinde Etimesgut'ta meydana gelen 3,5'lik depremi ve 11 Ağustos 2025 depreminin, Eldivan-Elmadağ ile Abdüsselam tektonik kamaları arasında meydana geldiğini söyleyerek bu depremlerin, Melikşah-İkipınar Yükselimi ve Bağlıca fayı ile ilişkili olabileceğini söyledi.
İLK ÇÖKECEK YERİ AÇIKLADI
Prof. Seyitoğlu, olası 6,5-7 büyüklüğündeki depremde en büyük riskin Demetevler’deki zayıf yapı stoğu olduğunu belirtti. Kentsel dönüşümün öncelikle buradan başlaması gerektiğini vurgulayan Seyitoğlu, ayrıca cam kaplı gökdelenlerin deprem sırasında yıkılmasa bile salınım yaparak, insanlar için hayati tehlike oluşturabileceğini dile getirdi.



















