"İşgal altındaki baba evinden ayrılıyorum"

A- A+

CHP'den istifa ettiğini duyuran Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın, istifa kararının ardından CHP Bolu İl Başkanı Tahsin Mert Karagöz'e hem istifa dilekçesini hem de kamuoyuyla paylaşmasını istediği bir mektup gönderdi. Özcan'ın kaleme aldığı mektup, Karagöz tarafından sosyal medya hesaplarından kamuoyuyla paylaşıldı.

Sincan Cezaevinde tutuklu bulunan Tanju Özcan, CHP Bolu İl Başkanı Tahsin Mert Karagöz'e gönderdiği mektubun yanı sıra istifa dilekçesini de iletti. Özcan, mektubunda CHP'de yaşanan son gelişmelere ilişkin sert değerlendirmelerde bulunurken, parti yönetimine yönelik ağır eleştiriler yöneltti.

Mektubuna Bolulu hemşehrilerini selamlayarak başlayan Özcan, CHP'de yaşanan süreç sonrasında partinin başına getirilen yönetimi "kayyum" ve "siyasi cunta" olarak nitelendirdi. Partideki mevcut yönetimi hukuken ve siyaseten tanımadığını ifade eden Özcan, bu nedenle istifa kararı aldığını belirtti.

Özcan, mektubunda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu ve parti yönetimini sert sözlerle eleştirirken, hakkında yürütülen disiplin sürecine de tepki gösterdi. Kendisine yönelik suçlamaların asılsız olduğunu savunan Özcan, 6 Temmuz'da başlayacak duruşmasında gerçeklerin ortaya çıkacağını öne sürdü.

Mektubunda partiden ayrılma kararını "işgal altındaki babaevinden ayrılmak" olarak tanımlayan Özcan, ilerleyen süreçte şartların değişmesi halinde yeniden CHP'ye dönebileceğinin de sinyalini verdi. Özcan, "Eğer cuntayı partiden söküp atabilirseniz, koşa koşa babaevine dönmek isterim" ifadelerini kullandı.

Birlikte kazandıkları seçimleri hatırlatan Özcan, kendisini hiçbir zaman yalnız bırakmadığını söylediği yol arkadaşlarına teşekkür ederek helallik istedi. Mektubunun sonunda ise "Allah bizlere yeniden aynı hedefe birlikte yürümeyi nasip etsin" sözlerine yer verdi.

Tanju Özcan'ın mektubu şu şekilde:

"Sn İl Başkanım
Tahsin Mert Karagöz,

Sevgili başkanım, önce seni şahsında tüm Bolulu hemşehrilerimi saygı ile selamlarım.

21 Mayıs 2026 tarihinde, başarısızlıkları ile 13 kez sandıkta yenilmemizin baş aktörü Kemal Kılıçdaroğlu hukuken izah edilemeyecek bir karar ile partimize KAYYUM olarak atandı.

Bazıları Kılıçdaroğlu'nun utanacağını ve böyle bir görevi kabul etmeyeceğini iddia etse de, kayyum "güle oynaya" ipi malum çevrelerin elinde olacak şekilde polis ile partimize çöktü.

İlk gün bu karara tepki vererek istifa edecektim. Ancak sizlerin ve partili ağabeylerimin telkini ile beklemek zorunda kaldım. Ancak dün bu siyasi cunta'nın beni disipline verdiklerini duyup, sosyal medya aracılığı ile istifamı duyurdum.

Sevgili kardeşim,

Sen beni iyi tanırsın. Haksızlığa boyun eğen bir yapım hiç olmadı. AKP'ye karşı başarılı olmuş CHP'lileri hiç içine sindiremeyen KILIÇDAROĞLU ÇETESİ partiyi bitirmek için görevlendirilmiş. "Arınma" kavramı ile akıllarınca beni kirletecekler, bunun için de cunta disiplin kuruluna sevk etmeler. Benim sizlerle birlikte 2023 Temmuz'da Bolu'dan Ankara'ya yaptığım "değişim" temalı yürüyüşü unutamamışlar.

Sokağa çıkmaya yüzü olmayan kiralık siyasetçilerin muhatap alacak değilim. O yüzden yandaş basının iğrenç iftiralarını "emir" kabul edenlere savunma vermem. Benim savunmamı samimi olarak dinlemek isteyen, 6 Temmuz'da başlayacak duruşmamı izlesinler. Orada benim, ne kendime ne de yakınlarıma 1 kuruş dahi menfaat sağlamadığımı, hatta savcılığın bile “kendisine menfaat kastı olmaksızın, öğrenci bursu bulmak” amacıyla çaba gösterdiği için yargılandığımı söylediğini DUYACAKLARDIR.

Bana atılan bel altı iftiraların sebebi de, mahkûmiyetim için yargılandığım dosyada yeterli delil olmamasıdır. Suçsuz olduğumu, beni daha uzun süre cezaevinde tutamayacaklarını biliyorlar. O yüzden de attıkları iftiraların çamur gibi iz bırakmasını umuyorlar. Ama öyle yağma yok. Biz itibarımızı atama ile almadık, birileri de bize itibar bahşetmedi. Altını çamura bulasan da değeri düşmez.

2026 yılındaki butlan kararı sonrasında, milyonların "HAİN" diye nitelendirdiği kayyum ve çetesine asla boyun eğmeyeceğim.

Sevgili kardeşim,

Bu mektubu sana yazma sebebim açık. Ben, partimin başındaki "siyasi cunta"yı hukuken ve siyaseten tanımıyorum. Sen ise seçilmiş il başkanısın. Ekte sunduğum istifa dilekçemi partiye atanan cunta çetesine ulaştırmanı bekliyorum. Yine bu mektubumu da hücredeki ağabeyinin hatırını gözeterek kamuoyu ile paylaşmanı umuyorum.

Umudum pek kalmamakla birlikte, eğer cuntayı partiden söküp atabilirseniz, koşa koşa babaevine dönmek isterim. Partiyi cunta işgalinden kurtaramaz ve başka çare kalmadığı düşünülerek yeni bir yol açalım derseniz, senin ve Sn. Genel Başkanımızın hemen arkasında konuşlanacağından kuşkunuz olmasın.

Birlikte kazandığımız 6 seçimde (4 kez milletvekilliği, 2 kez de belediye başkanlığı) beni hiç yalnız bırakmayan tüm yol arkadaşlarımı hasretle kucaklıyorum. Ben onların başını öne eğecek, yüzlerini kızartacak bir hata yapmadım. O yüzden herkesten helallik talep ediyor, gözyaşları içinde işgal altındaki babaevinden ayrıldığımı paylaşıyorum. Allah bizlere yeniden aynı hedefe birlikte yürümeyi nasip etsin!!!"

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Manşet haberler