"Kadere kadar katliam var burada"

A- A+

Yangında kızı Ceren Yaman Doğan ve torunu Lalin Doğan'ı kaybeden Bolulu iş insanı Yusuf Yaman da mahkemede müşteki olarak konuştu. 

Yaman'ın, zaman zaman gözyaşlarına boğularak ve titreyen sesiyle duygularını ifade ederken güçlük çektiği görüldü. Yaman konuşmasında; “Ben 73 yaşındayım. 17 sene siyaset yaptım, 12 sene Anavatan Partisi İl Başkanlığı görevini yürüttüm. Amacım,  Bolu'ya hizmet etmekti. Bugüne kadar Kartalkaya yolu da dahil olmak üzere, turizm için elimden geleni yaptım. Kındıra’dan geçen yolu, bizzat kendi çalışmalarım sonucu açtırdım. O zamanki şartlarda, kayak merkezleri arasında sıcak asfalt yolu olan tek merkez Kartalkaya idi.  Yangını duyunca, “Eyvah hanım, çocukları Azrail’e kaptırdık.” dedim. Halit Ergül’e sorun, benim telefonum onda kayıtlıdır, bu kadar yakınız. O gece, kızımla birlikte oturup kahve içmişler. Aynı katta kaldıkları hâlde anlayamıyorum. Onlara emanet edilen misafirleri uyandırmadan sıvışmışlar. Böyle bir şeyi ben anlayamıyorum. Onlar bu kadar sorumsuzluğu kendilerine yedirebiliyorlarsa, bir şey demiyorum” dedi.


“Be aymazlar, sekiz ay boyunca hiç mi tadilat yapmayı düşünmediniz?”

Yusuf Yaman mahkemede yaptığı konuşmada, yöneticilerin otele tadilat yapmayı düşünmediklerini söyleyerek sözlerini şu şekilde sürdürdü, “Bu tür oteller, istedikleri fiyata satabildikleri dönemlik otellerdir. Üç ay çalışır, sekiz ay boş dururdu. Be aymazlar, sekiz ay boyunca hiç mi tadilat yapmayı düşünmediniz? Hiç mi bakmadınız otele? Zamanında ne istediniz de ben yapmadım? Çocuklarımın kokusunu özlüyorum. Şimdi bir tarafım yok, kırığım. Şurada bir çizgi var; “Diğer tarafa geçersen Ceren ve Lalini göreceksin.” deseler, hemen atlarım çizginin öteki tarafına. Bu kadar sorumsuzluk olur mu? Bu kadar varlığın içinde neden bu kadar şımardınız? Şuursuz adamları iş başına getirirseniz, olacağı budur. Benim de şirketlerim var, ben de şirketler yönetiyorum. Bolu turizmine balta vurdunuz. Nasıl bakacaksınız bu toplumun yüzüne? Benim torunumun mezarına her gün arkadaşları ziyarete geliyor. Başarılı bir öğrenciydi, geleceğimiz vardı. Mahvettiniz geleceğimizi. Yazlıklarınız olsun size! Başta Halit Ergül, Emine Murteza Ergül... Esas sorumlu da o. Oteli boşalttırmayan da o. Bütün ailesini kurtaran o. Yangın çıkmış olabilir, siz çıkarsaydınız diğer misafirleri, biz size teşekkür etmeyi de bilirdik. Ama siz ne yaptınız? Bütün insanların ölmesine karar verdiniz. Çalışanlar da dahil, hepiniz katilsiniz! Emine Mürtezaoğlu her şeyi kocasına atıyor ama asıl sorumlu o, misafirleri uyandırmayan o, ailesini kurtaran o. Halit Ergül, yönetim kurulu başkanı; eşi, yönetim kurulu başkan yardımcısı. Ama kızlarının “Şehven yönetimdeydim.” demesi abesle iştigaldir. Ceyda Hacıbekiroğlu sorumlu, Emir Aras baştan aşağıya sorumlu. Buradan çıkacak karar ne olursa olsun, adil bir karar olacağına inanıyorum. Ama bu karar gecikmeden verilmelidir. Çünkü geciken karar, adil bir karar değildir. Bir Bolulu olarak, kızımın ve torunumun anısına bir yatılı fen lisesi yapacağız.”

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Manşet haberler