Ağlayarak savunmasını yapan tutuklu sanık Gazelle Otel Genel Müdürü Ahmet Demir hakim karşısına çıkıp savunmasını verdi.
Savunmasına “Özür dilerim” diyerek başlayan Demir; “Samimi duygularımla yaşadığım üzüntüyü paylaşmak istiyorum. Orada yitirilen her can için gecelerce uykusuz kaldım. Hala aklımdan çıkmıyor. Gözyaşı döküyorum. Hepimizin ailesi, evladı var. Olmasa bile vicdan taşıyoruz. Giden canları geri getiremeyiz ama acısını yaşıyoruz. Ölenlere rahmet yaralılara şifa diliyorum. Allah milletimize böyle acılar yaşatmasın” dedi.
Bu sırada duruşma salonunda bulunan bir kişi “Sen de yanıp geberseydin keşke” diye bağırdı.
Savunmasına devam eden Demir; "Otel sahiplerini iyi tanıyan biriyim. Ailenin hiçbir ferdinin bile isteye birinin zarar görmesine göz yumması olası değildir. Bildiğinşiz gibi aile ile aynı çatı altında birkaç otel bulunmaktadır. Oteller aynı aileye ait olduğundan personel birbirine yardımcı olmaktadır. Ama resmi olarak bir görev yükümlülüğü yoktur. Ben Gazalle Otelde müdürüm. Grand Kartal Otelde herhangi bir yetki ve sorumluluğum yoktur. Kimse kimsenin yönetimine karışmadığı gibi sorumluluğunu da alamaz. Grand Kartal Otel'in sorumlularından olduğuma dair herhangi bir belge yoktur. Telefonumun sinayalleri incelendiğinde çalıştığım otelde sinyal vermektedir. Grand Kartal Otelde çok nadir ziyarete gittiğimde sinyallerde görülebilir. O otelde bir sorumluluğum yoktur. Yangın sırasında beni kimse aramadı. Fiili idareci olsam anında bana haber verirlerdi.
Mahkeme Başkanının, Grand Kartal Otelin Muhasebe Müdürü Kadir Özdemir'in yangın raporu eksiklikleriyle ilgili kendisine bir şey sorup sormadığıyla ilgili soruya Demir, “Kadir Özdemir beni telefonla arayıp Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nde halledilmesi gereken bir evrak olduğunu söyledi. Ben evrakın içeriğini bilmiyorum. Belediye Başkan Yardımcısı Sedat’ı aradım, ‘Hafta içi gerekli arkadaşlara ileteceğim’ dedi.
Yılbaşına doğru beni tekrar aradı ve ‘İşlem tamamlandı’ dedi.
Ama yine de evrakın ne olduğunu bilmiyorum.” .



















