Bolu Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında tutuklanan Belediye Başkanı Tanju Özcan ile birlikte 18 sanığın yargılandığı davanın öğleden sonraki oturumunda, iddianamede yer alan zincir marketlere yönelik denetim ve BOLSEV Vakfı üzerinden reklam anlaşması yaptırıldığı iddiaları ele alındı. Sanıklar Ali Sarıyıldız, Süleyman Can ve Hakan Yılmaz, suçlamaları reddederek mahkemede savunmalarını yaptı.
Ali Sarıyıldız: "Sadece BİM ile reklam anlaşması yapıldı"
İlk olarak savunmasını yapan tutuklu sanık Ali Sarıyıldız, iddiaların aksine marketlere herhangi bir baskı uygulanmadığını savundu.
BİM ile yapılan reklam görüşmelerini anlatan Sarıyıldız, "BİM yöneticisi bana geldi. Reklam bedelinin 12 bin 500 lira olduğunu söyledi. Bunun 10 bin lira olup olmayacağını sordu. Yönetim kurulu olarak 10 bin lirayı kabul ettik. Reklamlar gönderildi, faturalar kesildi ve yayınlandı. A101 ile de görüştük ancak fiyat konusunda anlaşamayacağımızı söyledik. ŞOK Market ise bizi arayarak reklam vermek istemediğini söyledi. Ben de 'tamam' dedim. Olay bundan ibarettir" ifadelerini kullandı.
Süleyman Can: "Zabıtaya hiçbir talimat vermedim"
Tutuklu sanık Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can da hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.
Savcılıkta verdiği ifadelerin geçerli olduğunu belirten Can, zabıta ekiplerine zincir marketler üzerinde baskı kurulmasına yönelik herhangi bir talimat vermediğini söyledi.
"Atıfta bulunan iddiaları kabul etmiyorum. Zabıta müdürüne kesinlikle talimat vermediğim açıkça ortadadır. Herhangi bir zorlama söz konusu değildir. Denetimlerde tespit edilen eksiklikler Encümen'de değerlendirilmiş ve gerekli işlemler yapılmıştır. Kesinlikle böyle bir talimatım olmamıştır." dedi.
"Market yetkililerini tanımıyorum"
Savunmasında market temsilcileriyle kişisel herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını da dile getiren Süleyman Can, denetimlerin tamamen mevzuat çerçevesinde gerçekleştirildiğini savundu.
Kartalkaya'da yaşanan otel yangınının ardından denetimlerin rutin olarak sıklaştırıldığını ifade eden Can, "Hiçbir zorlama söz konusu değildir. Yapılan denetimler tamamen yasal mevzuat kapsamında gerçekleştirilmiştir." diye konuştu.
Market temsilcileriyle yapılan toplantının yalnızca üç büyük zincir marketi kapsamadığını belirten Can, toplantıya yaklaşık 20 farklı işletme temsilcisinin katıldığını ifade ederek, bunun rutin bir bilgilendirme toplantısı olduğunu öne sürdü.
Hakan Yılmaz: "Kimsenin talimatını almadım"
Tutuksuz sanık Zabıta Müdürü Hakan Yılmaz da savunmasında suçlamaları reddetti.
Belediye yönetiminden herhangi bir talimat almadığını belirten Yılmaz, marketlerin reklam sözleşmeleriyle ilişkilendirilen iddialarla ilgisinin bulunmadığını söyledi.
"Ben kimseden talimat almadım. İddia edilen hiçbir toplantıya katılmadım. Zabıta Müdürü olarak yalnızca görevimi, yasal yetkilerim çerçevesinde yerine getirdim." ifadelerini kullandı.
Mahkeme heyeti, sanıkların savunmalarının ardından duruşmaya dosyadaki diğer suçlamalar kapsamında alınacak savunmalarla devam etti.
Ergün Temel: Marketlerle görüşmem olmadı
Son savunmayı yapan tutuksuz sanık Ergün Temel ise bahse konu dönemde Bolu Belediyesi iştiraki olan Bolu Bel A.Ş.'de Yönetim Kurulu Başkanı olduğunu belirtti. Temel; “Bahse konu reklamların yayınlandığı bilboardlar o dönem Bolu Bel A.Ş. üzerindeydi. Fakat bizim şirkete marketler tarafında n verilen bir reklam yok. Biz bilbordları Bolsev Vakfı'na devir ettikten sonra marketlerin reklamları yayınlanmaya başladı. Sadece bilboardaların bizde olduğu dönem Bolu Bel A.Ş.'den biz marketlere reklam yayınlamak için teklif mektubu gönderdik. Zaten bilbordları da 3-5 gün sonra Bolsev Vakfı'na devir ettik. Benim hiç bir market yetkilisiyle reklam vermesi yönünde görüşmem ya da baskım olmadı. Burada mağdur olarak bulunan market yetkililerine de sorabilirsiniz.” dedi.
Temel'in savunmasının ardından Mahkemeye yarın sabah 09.00'da kadar ara verildi.



















