Sözcü TV Genel Yayın Yönetmeni İpek Özbey'in yayınına katılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, hem ülke gündemine yönelik hem de siyasi geleceğine yönelik çarpıcı ve bir o kadar da önemli açıklamalarda bulundu.
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın başta Terörsüz Türkiye süreci, TBMM'de oluşturulan süreçle ilgili Komisyon ve kendi siyasi geleceğine yönelik programda kullandığı ifadeleri şu şekilde:
'KÜRTLERİN SORUNLARI KONUŞULMUYOR'
"- Zaten bu komisyon Kürt vatandaşlarının sorunlarını çözmek üzere kurulmadı. Ya hangi sorun konuşuluyor. Kürtlerin? Emekli Kürt’ün sorunu konuşuluyor mu? Konuşulmuyor. Ama amaç Kürt sorununu çözmek değil mi? Şırnak’taki hastane problemi, Hakkâri’deki okul problemi konuşuluyor mu? Bölgedeki işsizlik konuşuluyor mu?
Topraksız Kürt köylüsü konuşuluyor mu? Konuşulmuyor. Sen hangi Kürt sorununun masaya yatırıldığını düşünüyorsun? Kimi kandırıyorsun?"
'MASAYI ABD KURDURDU'
"- İktidar olarak veya MHP’yle birlikte, DEM’le birlikte… Şeytan üçgeni gibi, Bermuda şeytan üçgeni gibi Türk milletini kandırmaya çalışıyorsun. Ya bizi aptal yerine koymayın. Bu masayı siz kurmadınız. Size kurdurdular bu masayı. Amerika Birleşik Devletleri’nin başını çektiği emperyal güçler kurdurdu. Bunu niye yüksek sesle söyleyemiyorsun? Kurdurdular. Bahçeli’ye bu sözleri onlar söyletiyor."
"- Hayır yani… Bir de şunu söyleyeceğim, kimseye söylemediğim bir şey: Bu tartışmaların, özellikle özellik tartışmalarının, federal yapı tartışmalarının Batı’da yaşayan Kürt kardeşlerimiz üzerinde ne kadar büyük tedirginlik yarattığının farkında mı bu lafları konuşanlar? Adam diyor ki: “Burada Öcalan’ı serbest bırakmak için garip garip şeyler konuşuyorlar. Eyalettir, federasyondur, şudur budur… Böyle bir şey olursa Tanju Bey, birileri çıkar da bize ‘Gidin kardeşim memleketinize’ derse?”"
'BOLU'DAKİ KÜRT VATANDAŞLARIN YÜZDE 90'I BANA OY VERDİ'
"- Benim artık memleketim Bolu olmuş, Kütahya olmuş, Amasya olmuş. Buraya gelmişim, yerleşmişim, işimi kurmuşum. Gayet huzur içerisindeyim. Kimse bana “Sen Kürtsün diye senden alışveriş yapmıyorum” demiyor.
“Sen Kürt'sün diye seninle arkadaşlık kurmam” demiyor. Niye bizim huzurumuzla oynuyorlar diyor. Bu işler çok tehlikeli işler.
Bir de benim HDP’ye karşı bu kadar sert söylemlerim olmasına rağmen, son yerel seçimde —araştırabilirsiniz, genel başkanımıza da arz etmiştim— Bolu’daki Kürt kökenli vatandaşlarımızın en az %90’ı bana oy verdi, en az.
Bolu’nun yerlisinden ben o oranda oy alamadım. Hiçbir HDP’li de benim kadar Kürt vatandaştan oy alamadı. Bunu da araştırabilirsiniz."
"- Çünkü onlar benim ırkçı olmadığımı biliyor. Arkadaşlarımı seçerken Kürt mü, Türk mü, Amasyalı mı, Trabzonlu mu, Hakkârili mi diye bakmadığımı biliyorlar. İnsan mı değil mi, iyi insan mı değil mi, ahlaklı mı değil mi… Benim kriterlerim bunlar. Bunu bildikleri için yoğun bir şekilde oy veriyorlar. Onların hakkını yedirmeyeceğimi bildikleri için yapıyorlar. Ama hiç bu yönü tartışılmıyor.
Bu çirkin tartışmalar, bu çirkin söylemler devam ederse ülkede istenmeyen gerginlikler ortaya çıkabilir. Benim kaygım bu. Bir Türk milliyetçisi olarak, Atatürk milliyetçisi olarak."
'DEM PARTİ CHP'Yİ DÜŞMANLAŞTIRMAYA ÇALIŞIYOR'
"- DEM Parti kendisine biçilen, verilen rolü oynuyor. DEM Parti açısından şaşırtıcı bir şey yok. DEM Parti sonuç itibarıyla bir terör örgütünün partileşmiş hali, onların sözcüsü. Başından beri böyle geliyor. Onlar Kandil’den bağımsız, Öcalan’dan bağımsız siyaset yapamazlar. Bunu yapmış olsalar zaten Türkiye partisi olurlardı.
Bunu yapmaya kalktı mı Selahattin Demirtaş? Kısmen kalktı. Demirtaş içeri atılmasaydı ve bu tutumunu sürdürseydi… Ben “PKK denen örgüt” diye başlayan konuşmasını hatırlıyorum. İmralı’da Öcalan’la görüştükten sonra “Seni başkan yaptırmayacağız” dediği konuşmadan sonra ipinin nasıl çekildiğini biliyorum. O tarihlerde ben de milletvekiliydim. Ama DEM şu anda kendi rolünü oynuyor. Cumhuriyet Halk Partisi’ni düşmanlaştırmaya çalışıyor kendi aklınca."
MANSUR YAVAŞ'IN KOLTUĞUNA GÖZ KOYDU!
“Aslında siyaseten bir hırsım yok. Ben bir öğretmen çocuğuyum. Bir önceki neslim dağ köyüne dayanıyor. Bir orman köylüsü dedenin torunuyum. Cumhuriyetin sağladığı imkânlarla okudum. İyi bir eğitim aldım, iyi bir üniversite bitirdim. İl başkanlığı, ilçe başkanlığı, milletvekilliği, parti meclisi üyeliği ve belediye başkanlığı görevlerini zaten yaptım. Bundan sonra tekrar yapsam ne, yapmasam ne.”
“Hedefim var mı? Var. Daha büyük bir şehirde belediye başkanlığı yapmak. Gözüme kestirdiğim bir büyükşehir var. Bolu’ya çok yakın bir büyükşehir.”



















