
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sincan'da tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ı ve yine aynı cezaevinde tutuklu bulunan Gazeteci İsmail Arı'yı ziyaret etti.
Yaklaşık bir saat 15 dakika süren görüşmenin ardından açıklama yapan CHP lideri Özel'in konuşmasında öne çıkan başlıklar şunlar:
“BOLU BU YAŞANANLARI HAK ETMİYOR”
“Bugün Bolu Belediye Başkanımız Tanju Özcan'ın tutuklanmasının birinci ayı. Bu saatlerde tutukluluk incelemesi yapılıyor. Ümit ediyoruz bu büyük hukuksuzluk tutukluluk inceleme sonucu ortadan kalkar. Tanju Başkan da hem Ailesine hem Bolu'suna hem de görevine kavuşur. Hiç şüphesiz Türkiye'deki Belediye Başkanlarımızın hepsi görevlerinde başarılı ancak geçen yıl ki anketlerde ilin de oyunu hem seçimde en çok arttıran hem de anket sonucunda memnuniyetin en yüksek olduğu illerden biri olan Bolu, bu yaşananları hak etmiyor. ”
“ŞİKAYETÇİ DEĞİLİZ DİYE ÇARŞAF ÇARŞAF AÇIKLAMA YAPIYORLAR”
Tanju Özcan, bir vakıf var. Ve bu vakıfta başkan, belediye başkanı olarak da kendisi. AK partili, MHP'li ve Bolu'daki esnafları, taşımacıları herkesi temsil edelerin içinde olduğu bir vakıf var. Bolu'dan para toplanıyor.İş adamlarından vakfa destek olması isteniyor. Ve bu Vakıf, Bolulu yoksul öğrencileri şehir dışında, şehir dışından Bolu'ya gelen yoksul öğrencşkeri de Bolu'da okuyor. Bunlara burs veriyor. Bu vakfa yapılan bağışlar üzerinden başlatılan bir soruşturma vardı. 3 harfli 3 tane şirket vardı. Gördünüz peşi sıra hepsi; “biz şikayetçi değiliz, şikayet etmedik" dediler. Bu ülke Recep Tayyip Erdoğan'ın kamu müteahhitlerinden canlı yayında bağış aldığı, “buraya bir imam hatip sana yakışır” deyip sözünü aldığı, “şuraya cami yap” deyip sözünü aldığı ya da bitirme süresini kısaltıp bir maliyeti bağış olarak kabul ettiği ve bundan övündüğü süreçleri yaşadı. 3 harfliler İstanbul'da kurulmuş, Bolu'da para kazanıp, vergiyi İstanbul'a veriyor. Bolu'nun evladını, Bolu'nun çocuklarına burs vermiş, bundan da şikayetçi değiliz diye çarşaf çarşaf açıklama yapıyorlar. Daha kim, neden bahsediyor? Tabi durum böyle olunca bugün de tutukluluk bu davadan, bu kadarından."
“EŞİ DE BİLİYOR, BİRLİKTE ŞİKAYETÇİ OLDULAR”
"Ben hepsini edindim, mahkemeye-ye de vereceğim. Bugün Tanju Bey de bu tutukluluk incelmesinden sonra tutukluluk hali devam ettiği takdirde avukatları üzerinden kendisine de verebilirim, çıkınca da kendisine vereceğim. Geçmişte İletişim Başkanlığında güya dezenformasyondan sorumlu koordinatör olan, uyuşturucu ve fuhuştan dolayı gözaltında olan, sonra herkes tutuklanırken serbest bırakılan şimdi gönüllü olarak güya maaşını Adalet Bakanlığından almadan Adalet Bakanlığında odası olan biri var. Bütün gazeteciler adını biliyor. Bir konu kurumunda bir odada adı yıazıyor ve resmi görevlerde yoksa bunu Sayıştay sorar. "Ne yapıyorsunuz"?" der. Bu arkadaş, bu gazeteci arkadaşların whatsup gruplarına sürekli perde arkası haber atıyor. Ve Tanju Özcan ile ilgili de Tanju Özcan'ın tutuklanmadan 20 gün önce kendisinin şikayetçi olduğu, kendisine şantaj yapılan, eşinin de bildiği ve birlikte şikayetçi oldukları gerçek dışı bir hususu sanki Tanju Özcan'ın cep telefonu ele geçirilmiş de o cevap telefonunda çeşitli yazışmalar varmış diye servis etti. Bunu da sağolsun Akit Gazetesi ile bazı gazeteler kısmen ve TGRT, Akit düzeyinde bütün gece konuştular. Ortaya çıktı ki, Tanju Özcan'ın cep telefonu hiç alınmamış. Ortaya çıktı ki Tanju Özcan kendi cep telefonundaki bazı yazışmaları kanıt göstermiş, kanıt göstermek istemiş. Ama algı yaratıp, haysiyet cellatlığı yapmaya çalışıyorlar. O odadaki o kişi böyle işleri yapmayı bırakmadıkça asla ve asla bu ülkenin bir hukuk devleti olduğundan kimse bahsedemez. adalet Bakanlığı asla bahsedemez. "



















